Ana içeriğe atla

Karar alma sürecindeki tuzaklar

İş hayatında çeşitli kararlar almak zorundayız. Karar alma sürecinde çeşitli tuzaklarla karşılaşıyoruz ve bu bizim kararlarımızı büyük ölçüde etkiliyor. En bilinir ve çoğumuzun maruz kaldığı tuzaklarsa şunlar:

  1. Çıpalama Tuzağı – alınan ilk bilgiye gerçek öneminden çok daha fazla önem arz etme eğilimidir. Örnek olarak, satış tahminlerinin diğer etkenler çok fazla göz önünde bulundurulmadan, bir önceki yıla bakılarak verilmesi. Böyle bir durumda hatalı tahminler ortaya çıkabilir.
  2. Batık Maliyet tuzağı – hatadan dönememe ve geçmişin hatalarını sürdürme eğilimidir. Örnek olarak, Pek çok proje yanlış kararlardan oluşsada, başarıya ulaşacak diye projeyi devam ettirmek batık maliyettir. 

  3. Teyit Edici Kanıt Tuzağı – gelen delilleri mevcut düşünceyi doğrulayacak ve karşıt düşünceyi boşa çıkaracak şekilde değerlendirme eğilimidir. Örnek olarak, biri idam cezasına karşı çıkan diğeri de idam cezasını destekleyen iki grubun ikisine de idam cezasınının suç işlemeyi caydırıcı etkisi üzerine iki araştırmanın raporları verilir, birinde ölüm cezasının etkili olduğu; diğerinde ise etkisiz olduğu sonucuna varılıyordu. Grubdakiler bu raporu okuduktan sonra düşüncelerinde daha da emin hale geldiler. Yani kendi görüşlerini destekleyen enformasyonu otomatik olarak benimserken, ters düşünceleri görmezden gelmişlerdi.
  4. Çerçevelendirme Tuzağı – Bir sorunu yanlış formülüze edip karar alma sürecini daraltan eğilimdir. Örnek olarak, bir sorunu iki farklı çerçevede lanse ederek farklı sonuçlar elde edile bilir.
  5. Aşırı Güven Tuzağı – öngörü ve tanminlerin doğruluğunu abartma eğilimi. Örnek olarak, çoğumuz tahmin veya öngörülerde bulunmada pek başarılı olmadığımız halde, bu konularda kendimize aşırı güveniriz bu da hatalı kararlara yol aça bilir.
  6. Temkinlilik Tuzağı – belirsiz olaylarda tahminlerde bulunurken aşırı temkinliğe gitmemizi sağlama eğilimidir. Silahlanma sayısının artışı temkinlilik tuzağına iyi bir örnektir.
  7. Anımsama Tuzağı – yakın zamanda gerçekleşmiş dramatik olaylara haketmedikleri kadar ağırlık vererek kararlarımızı etkilemesine neden olma eğilimidir. Bir arkadaşımız hastalıkdan öldüyse, bizde bir gün hastalıktan ölme ihtimaliizin yüksek olduğunu düşünürüz
4 Mayıs 2015

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temel İktisadi Kavramlar

İlkel toplumlardan günümüze ekonomik yaşayış birtakım ilke ve kurallara göre düzenlenmiş; işbölümü, ticaret, bölüşüm gibi konular belli toplumsal kabullere göre yürütülmüştür. Ekonomik hayata ilişkin ne tür ilkelerin olması gerektiği konusunda özellikle Antik Yunan’dan itibaren birçok filozof görüş bildirmiştir. Ekonomik işleyişi dünya üzerinde ilk insanların yaşamaya başladığı döneme kadar dayandırmak mümkün olmakla birlikte modern anlamda İktisadın bir bilim dalı olarak kabul görmesi kabul görmesi Adam Smith’in 1776’da yayınlanan “Milletlerin Zenginliği” isimli eserine dayandırılmaktadır. Günümüzde, temel iktisat eğitiminde Klasik ve Neo-Klasik öğretiler temel alınmaktadır. İktisadi düşünce ve doktrinler ise ayrı bir konu olarak incelenmektedir. okumaya devam et.

Terörü lanetliyoruz!

Ankara’da yaşanan bombalı saldırıda çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybettiğini ve bir çok yaralının olduğunu derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Yaşanan saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar dileriz.

Temel İstatistik Kavramları

2.TEMEL KAVRAMLAR 2.1. DEĞİŞKENLER Değişken : Gözlemden gözleme değişik değerler alabilen objelere, özelliklere ya da durumlara "Değişken" denir. Nicel (Kantitatif) Değişken: Değişik derecelerde az ya da çok değerler alabilen değişkendir. Yaş, ağırlık, zeka seviyesi, hava sıcaklığı, hız, nüfus vb. Nitel (Kalitatif) Değişken: Bu değişkenler gözlemden gözleme farklılık gösterirler, ancak bu farklılık derece yönünden değil kalite ve çeşit yönündendir. Cinsiyet, medeni durum, göz rengi, din, milliyet vb. Süreksiz Değişken: Bu değişkenler miktar yönünden değişiklik yerine tür yönünden değişiklik gösterir. Dolayısıyla bir obje ya da birey bir özelliğe sahiptir ya da değildir. Cinsiyet, medeni durum gibi. Birinin diğerine göre daha çok veya az olması mümkün değildir. Nitel değişkenlerin hemen hepsi süreksiz dğişkendir. Sürekli Değişken: İki ayrı ölçüm arası kuramsal olarak sonsuz parçaya bölünebilir. Yaş, uzunluk ve ağırlık gibi.